» Isı Yalıtımı

 
Kış aylarında meydana gelen ısı kayıplarını ve yaz aylarında meydana gelen ısı kazançlarını azaltmak için yapılan işlemlere “ısı yalıtımı” denir. Kışın üşümemek için kömür, doğalgaz gibi yakıtlar kullanarak evimizi ısıtır; yazın ise ısınan evimizi klimalarla soğuturuz.
 
Isı yalıtımı, kışın ısınmak yazın da serinlemek için harcadığımız enerjiyi azaltarak daha konforlu ortamlarda yaşamak amacıyla yapılır. Bu çerçevede ısı yalıtımı, binaların dışarıya veya garaj, depo gibi ısıtılmayan bölümlerine bakan duvar, çatı, döşeme, cam, doğrama ve tesisatlarına uygulanır.Bir başka deyişle, bina sakinlerinin daha az enerji kullanarak ısınması veya serinlemesi ve dolayısıyla çevre kirliliğinin azaltılmasının sağlanması, binanın iç ve dış etkenlerden korunarak ömrünün uzatılması amacıyla; farklı sıcaklığa sahip yaşam alanları ile çevresi arasındaki ısı geçişini azaltmak için yapılan işlemlere “ısı yalıtımı” denir.
 
Isı Yalıtımının Faydaları
Isınma veya serinleme amacıyla yapılan harcamalardan ortalama %50 tasarruf ederek, kışın daha iyi ısınmaya, yazın ise serin kalmaya imkan sağlar.
Yakıt tüketimini ve dolayısıyla atık gaz emisyonlarını azaltarak çevre kirliliği ve küresel ısınmanın önlenmesine katkıda bulunur.
Sağlayacağı verimlilikle, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltır.
Evlerde küflenme, siyah leke ve mantar oluşmasına neden olan terlemeyi (yoğuşma) önler.
Betonun içindeki demirlerin paslanmasını engeller, binanızın depreme karşı dayanıklılığını korur.
Yaşam alanları içersinde dengeli oda sıcaklıkları yaratarak konforlu ve sağlıklı mekanlar oluşturur.
 
Isı Yalıtımının Uygulandığı Yerler
 
Düz (teras) ve eğik çatılara,
Dışa bakan duvarlara,
Toprakla temas eden duvar ve döşemelere,
Garaj, depo gibi ısıtılmayan bölümlere bakan duvar ve döşemelere,
Kombi ile ısıtılan binalarda katları ayıran döşemelere,
Tesisat boruları, havalandırma kanalları, vanalar vb. tesisat elemanlarına yapılır.
 
Ayrıca, özel kaplamalı yalıtım camı üniteleri ve yalıtımlı doğramalar kullanılarak kışın pencerelerden oluşan ısı kayıpları azaltılır, yazın ise gün ışığından ödün vermeden binaya güneş ısısı girişi sınırlanır.
 
Binalarda Isı Yalıtımı Nasıl Yapılır?
 
Isı yalıtımı, düşük ısı geçirgenliğine sahip özel ısı yalıtım malzemelerinin; evlerimizin çatı, döşeme ve duvarlarına tekniğine uygun olarak uygulanmasıyla yapılır. Ayrıca, pencerelerde ısı yalıtımı, özel kaplamalı yalıtım camı üniteleri ve yalıtımlı doğramalar kullanılarak sağlanmaktadır. Isı yalıtımı, binaların öncelikle dışından, eğer mümkün değilse içinden uygulanabilir. Isı yalıtımının en önemli unsurlarından birisi de tesisatların yalıtılmasıdır.
 
 
 

 

» Su Yalıtım

 
 SU YALITIMI NEDİR
 
Yapıların uzun ömürlü olabilmesi, sağlıklı konforlu ve güvenli bir ortam sağlayabilmesi için suyun veya nemin yapının bir kısmına veya kapsadığı hacimlere zarar vermesini önlemek amacıyla yapılan, su veya nemin ahşap, metal, taş, tuğla gibi gereçler üzerindeki olumsuz etkilerine karşı uygulanan yalıtıma “su yalıtımı” denir.
 
 
SU YALITIMININ AVANTAJLARI
 
Su Yalıtımı Yapıyı Korur
 
Suyun yapılara verdigi hasar, özellikle deprem tehdidinin bulundugu bölgelerde can ve mal güvenligi açısından tehdit olusturur. Herhangi bir yoldan yapı donatısına sızan su, donarak veya kimyasal tepkimelere girerek donatının özelligini yitirmesine yol açar. Donatının özelligini yitirmesi ise dayanım gücüne ve süresine olumsuz etkilerde bulunur.
 
Genel olarak beton, içine gömülmüs donatı çeligini korozyona karsı korur. Donatı betona gömülür gömülmez olusan ince film tabakası çelige yapısır ve korozyona karsı dayanım olusturur. Bu dayanım betonun yüksek alkali ortamına ve elektriksel dirence dogrudan baglıdır. Betonun kılcal bosluklarındaki nemde bulunan iyonlar elektriksel iletkenlikte rol oynar. Yüksek elektriksel direnç de dayanıklı beton anlamına gelebilir.
 
Yapılardaki donatı çeliginin korozyonuna ve bu korozyonun sürmesine neden olan 3 ana etken vardır;
 
Karbondioksit veya klorun neden oldugu reaksiyonlar sonucu donatı etrafındaki koruyucu pasivasyon tabakasının bozulması,
Betonun kılcal gözenekleri içinde dagılmıs olan ve elektrolit görevi gören su,
Betonun gözeneklerinden içeri giren oksijen.
 
Beton üzerindeki film tabakasını bozarak donatı çeliginin korozyona ugramasına neden olan sartlardan biri karbonasyondur. Atmosferdeki karbondioksit ile betondaki çimentonun kimyasal reaksiyona girmesi, betonun büzülmesine, dolayısıyla çatlakların artmasına neden olur. Aynı zamanda betonun pH degerinin düsmesi (normal bir betonun pH degeri 12,5 -13,5 arasındadır ve bu miktar korozyonun olusmaması için yeterlidir) ara yüzeylerdeki alkaliligin düsmesine, mevcut koruma tabakasının da bozulmasına neden olur. Koruma tabakasının bozulmasının bir diger nedeni de klor iyonlarının varlıgıdır. Sonuç olarak her iki durumda da korozyonun baslaması için gerekli sartlar olusur (pH degerinin 9’un altına düsmesi) ve süreç islemeye baslar. Ortam sartlarının durumuna göre olusan bir hızda, donatı yüzeyinde donatı hacminin 2.5 katı büyüklükte demir oksit olusumları meydana gelir.
 
Olusan pas, yetersiz pas payı sorunu da varsa, mevcut betonu çatlatır. Betonun dökülmesiyle beraber donatı açığa çıkar. Havayla temas nedeniyle de korozyon hızındaki artış kaçınılmaz olur.
 
Korozyona baglı olarak donatı kesitinde olusan kayıp, donatının baslangıçta tasarlanan hesap degerlerini karsılayamamasına neden olur. Bu da binanın taşıma gücü, dolayısıyla da yapı güvenligi açısından hiç istenmeyen bir durumdur. Hesap dayanımı 365 MPa olan S420b sınıfı Ø12’lik bir donatı çeligi baslangıçta 41.3 kN yük tasıyabilirken, korozyon kaynaklı donatı kesit kaybının 0.25 mm/yıl oldugu bir kabul sonucunda 5 yılın sonunda 25.9 kN, 15 yıl sonra da 5.8 kN yük tasıyabilir. Bu kosullarda donatı 24 yıl sonunda tasıma kapasitesini tamamen kaybedecektir.
 
Su Yalıtımı Konfor Saglar
 
Topragın nemi ve basınçsız su, yapı elemanı gözeneklerinden geçerek iç ortam yüzeyinde küflenme, siyah leke ve mantar gibi organizmaların olusmasına neden olur. Bu yüzden iç yüzeyde bulunan ahsap gibi dogal malzemelerin çürümesine, sıvaların kabarıp dökülmesine ve perde duvarlardaki demirlerin paslanmasına neden olarak konforumuzu bozar.
 
Nem ve nemin yol açtıgı küf mekânlarda kötü kokuların olusmasına yol açar. Bu durum ortamda bulunan insanları rahatsız edecektir. Su yalıtımı sayesinde nemin önlenmesi, insan konforu açısından olumsuzluk yaratan bu kötü kokuların yayılma olasılıgını da ortadan kaldırır.
 
Su yalıtımı, suyun odalarımıza damlamasını engelleyerek konforlu yapıların elde edilmesini saglarken, bakteri, küf vb. organizmaların olusmasını önler.
 
Su Yalıtımı Ekonomiye Katkıda Bulunur
 
Ekonomik degerleri günümüzde giderek artan yapıların uzun ömürlü olması gerekir. Bugün bir yapının kullanım ömrü yaklasık 50 yıldır. Suyun olumsuz etkileri yapıların kullanım ömrünü azaltır. Bu da ekonomik bir kayıptır. Su yalıtımıyla bu kayıp da giderilmis olacaktır. Su yalıtımının insaat asamasındaki maliyeti, bina maliyetinin yaklasık yüzde 3’üdür. Binaların saglamlıgı göz önünde bulundurulması gereken en önemli unsurdur. Buna baglı olarak su yalıtımının sagladıgı yarar, maliyetten çok daha önemlidir.
 
SU YALITIM MALZEMELERİ
 
Temel olarak su geçirimsizlik saglayan malzemelere su yalıtım malzemeleri denir. Su yalıtımında kullanılan malzemeler, kullanım alanlarına ve özelliklerine göre üç ayrı baslık altında toplanırlar.
 
  I. Su Yalıtım Örtüleri
 
Bitümlü örtüler: Okside Bitümlü Örtüler, Polimer Bitümlü Örtüler (APP/SBS katkılı)
Sentetik örtüler: PVC, EPDM, TPO, ECB/ECO, vb.
 
  II. Sürme Esaslı Malzemeler
 
Çimento esaslı malzemeler
Akrilik esaslı malzemeler
Bitüm esaslı malzemeler
Poliüretan esaslı malzemeler
 
  III. Yapısal Su Yalıtım Malzemeleri
 
Yapı kimyasalları
Derz malzemeleri
 
SU YALITIMI UYGULAMA ALANLARI
 
Teras ve Çatılarda
Temel ve Döşemelerde
Duvar ve Cephelerde
Özel Uygulamalarda

» Ses Yalıtım

 
 
Ses yalıtımı sesin olumsuz etkilerini en aza indirmek amacıyla yapılan yalıtım türüdür. Sesin ortamdaki yayılmasını kontrol altına almak ses yalıtımındaki en önemli amaçtır. Ses bir ortamda yayılırken önüne bir engel çıktığı zaman, diğer fiziksel olaylar gibi davranır. Yani sesin bir bölümü çarparak geri yansır. Bir bölümü önünde bulunan engel tarafından yutulur. Bir kısmı da önünde bulunan engelin diğer tarafına geçer. Bu sebeple her malzemenin bir ses yutma potansiyeli vardır. Ses yalıtımı yapılırken bu ses yutma potansiyelleri en yüksek olan maddeler kullanılır.
 
Yapılarda sesin iletimi ve gürültü oluşumu için ki önemli etmen vardır. Bunlardan birisi sesin boşluklardan diğer tarafa geçmesi anlamını taşıyan hava doğuşumlu seslerdir. Bu seslere müzik sesleri, konuşma sesleri örnek olarak gösterilebilir. Diğeri ise darbe kaynaklıdır. Darbe kaynaklı seslere ise zıplama sonucu oluşan sesler, çarpma sonucu oluşan sesler ve bir eşyayı sürüklerken meydana gelen sesler örnek gösterilebilir. Bu seslerin bir kısmı duvarın içinde kalmakta bir kısmı gürültü kaynağının olduğu tarafta ses çıkarmakta bir kısmı ise duvarın diğer tarafına gerek ses çıkarmaktadı
 
BİNALARDA SES YALITIM TÜRLERİ 
 
Binalarda ses izolasyonu iki grup olarak incelenebilir. 
 
Sintaş Yapı Akustik Yalıtım : Kalabalık insanların bulunduğu mekanlarda ses şiddet seviyesi yüksek olmasa bile sürekli bir uğultu vardır. Mekanın iç yüzeyinin kaplı olmasından dolayı sesin yankılanması nedeniyle oluşan bu uğultu akustik önlemlerle gürültü seviyesi düşürülebilir. Bu tür yalıtımlarda yanmaz akustik levhalar en iyi sonucu veren malzemelerdir.
 
Sintaş Yapı Ses Geçiş Kaybı : Gürültünün bir mekandan diğerine geçişini önlemek için yapılan uygulamalara “ses geçiş kaybı yalıtımı” denir. Sert yüzeyli malzemeler sesi daha az yutarak yansıtır. Mineral camyünü ve  kayayünü/taşyünü gibi hava geçiren ve esnek malzemelerde ses dalgası bünyeye nüfuz etmekte, boşluk ve cam elyafı arasında önemli bir kısmı ısıya dönüştürerek yok etmektedir. 
 
 

» Poliüretan Sprey Yalıtımı

Binalarda yapısal olarak dış etkenlere maruz kalan kısım çatılardır.Yüksek ısıya soğuğa,ıslak ve kuru koşullara,fırtına ve kış koşullarına dayanıklı olmalıdır ve uzun yıllar sağlam kalmalıdır. Poliüretan Sprey ( poliüretan köpük )diğer ısı yalıtım malzemeleriyle (strafor,cam yünü,taş yünü , izocam) ile kıyaslandığında son teknoloji sprey poliüretan köpük ısı iletkenlik kat sayısı 0.017 ile en iyi  yalıtım malzemesidir.

         Enerji maliyetlerinin yükseldiği günümüzde Spreyx sprey Poli­üretan köpük uygulaması, eskiyen ve  yalıtım  eksikliği bulunan çatıyı yeniden yapmaya ihtiyaç duyma­dan, kapalı hücre yapısı sayesinde ısı yalıtımı  özelliği ile benzersiz çatı yalıtımı ve konfor sağ­lamaktadır. Mevcut olan evlerin çatı kirişleri normalde sa­dece 10-14 cm kalınlığında olduğundan dolayı, çatı kiriş­lerinin arasına sıradan malzemelerle uygulanan ısı yalıtımı uygulamaları hem uygulama biçimi hem de bugünkü ısı yalıtımı ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli değildir.

       Poliüretan Sprey (poliüretan köpük ) malzemesinin düşük bir ka­lınlıkla son derece düşük ısı iletkenliği ve yüksek ısı yalıtım performansı, hem zaman hem de para olarak maliyetli olan çatı alanlarının ısı yalıtımı uygulamalarına olanak sağ­lamaktadır. Püskürtme poliüretan köpük, zahmetli kesme ve monte etme işlemlerine gerek olmadan ahşap çatı kiriş­lerinin arasına veya beton zemin üzerine yüksek basınç al­tında özel sprey tabancası ile püskürtülür. Böylece, normal yalıtım malzemeleri döşendiği zaman meydana gelen ener­jiyi israf eden ek yerleri olmadan yüksek ısı yalıtımı ve hava geçirmez bir poliüretan köpük yalıtım tabakası elde edilir.

• Hava geçişini engeller.

• Su yalıtımı ve ses yalıtımına olanak sağlar.

• Böcek, haşere barındırmaz ve anti bakteriyeldir.

• Su ile temasında bozulmaz, çürümez ve koku yapmaz.

• Isı köprülerini ortadan kaldıran kesintisiz yalıtım sağlar.

 Alim İzolasyonAlim İzolasyon

» Nem ve Rutubet Bariyerleri

YALITIM
 
Binayı ve içerisindeki varlıkları ses, su, nem, sıcak ve soğuğa karşı korumak için alınan önlemlere yalıtım, tecrit, başka bir ifade ile de izolasyon denilmektedir. Yapıların iç ve dış etkilerden korunabilmesi ancak yalıtımla mümkün olabilmektedir. 
 
Tekniğine uygun olarak yapılmış yalıtım uygulamaları, binada oturanlara güvenli, gürültüden uzak, çağdaş ve sağlıklı,  mal ve can emniyeti açısından daha güvenli bir ortam sağlar. Isı,ses,su,yangın yalıtımı uygulamaları, enerji tasarrufu, hava kirliliği, konforlu bir yaşam, gürültüsüz sağlıklı mekanlar ve sürdürülebilir geleceğimiz için bir zorunluluktur. Yalıtımlı binalarda yalıtımsız binalara göre %30 ila %50 daha az enerji kullanmaktadır, bu da hem bireysel hem de ülke ekonomisine katkı anlamına gelir.
 
 
 
YALITIM ÇEŞİTLERİ
 
Sintaş Yapı Isı Yalıtımı : Isı yalıtımı binalarda ve tesisatlarda kullanılmaktadır,ısı yalıtım uygulamaları ile binanın ömrünü uzatmak, insanlara sağlıklı, konforlu mekanlar sunabilmek ve bina kullanım aşamasında yakıt ve soğutma giderlerinde büyük kazanım sağlamak mümkündür. Mantolama uygulaması ısı yalıtımının bir çeşitidir. 
 
Faydaları : Enerji tasarrufu sağlar, çevre kirliliğini önler, ısı konforu sağlar
 
 
Sintaş Yapı Su Yalıtımı : Binalarda su yalıtımı suyun ya da nemin binanın bir kısmına veya kapladığı alana zarar vermesini engellemek için yapılır. Bina temeline, çatılara, duvarlara ve bina çevresine uygulanabilir.Su yalıtımı yapılmayan binalarda temelden gelen su sebebi ile bina korozyona uğrar bu da yapının direncini azaltır, olası bir depremde yıkılma riski artar.
 
Sintaş Yapı Ses Yalıtımı : Ses izolasyonu gürültünün insan üzerindeki etkilerini en aza indirmek için alınan önlemlerin tamamıdır. Makine,ekipman,tesisat ve duvarlara, ses yalıtım malzemeleri ile uygulanabilir.
 
 
YALITIMSIZ BİNALARDA YAŞANABİLECEK SORUNLAR
 
Isı kaybı olduğu için, ısıtma ve soğutma maliyetleri yükselir. Yalıtımsız duvarların içinde difüzyon meydana gelir, duvarlarda terleme sonucu  küflenme ve siyah lekeler oluşur, duvar boyasında ve sıvasında dökülmeler meydana gelir. Isı dağılımı dengesiz olacağı için, dış duvarlar ve pencereye yakın yerler soğuk, iç taraflar sıcak olur, yaz aylarında soğutma için kullanılan soğutma sistemleri işlevini tam anlamıyla yerine getiremeyeceği için daha fazla çalıştırılır bu da yaz nezlesi ve diğer hastalıklara sebep olur. 
 
YALITIM MEVZUATLARI
 
Enerji verimliliği kanunu ısı yalıtımını zorunlu tutmuştur. 2011 yılında yürürlüğe giren binalarda enerji performansı yönetmeliğinde, enerji kimlik belgesinin, yeni binalarda yapım aşamasında, eski binalarda ise 2017 yılına kadar alınmasını zorunlu hale getirmiştir. 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

» GÖRSELLER